Hakkımızda

Mehmet ÖZ

Ankara Kur'an Kursları Dernekleri Federasyonu Başkanı

 

Amacımız

Kur’ân’ı Kerîm’in okunması, ezberlenmesi, anlaşılması ve yaşanması noktasında, bu işin merkezinde bulunan Kur’an Kurslarımızın hizmetlerini daha verimli olması için maddi manevi destek olmaktır.

Bunun için başta Federasyonumuza bağlı olmak üzere Kur’an kurslarına hizmet eden tüm dernekler arasında dayanışma ve işbirliği kurulması yönünde çalışmalar yapmaktır.

Yine derneklerimizin faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde devam ettirmesine yardımcı olmak, amacına uygun faaliyetlerin birlikte yapılması ve sürdürülmesini sağlamak, Ülkemiz ve Uluslararası düzeyinde etkinliklerde bulunmak, derneklerimizin haklarını korumak ve savunmak, her türlü resmî platformda en üst şekilde temsilin sağlanması, var olan sorunların çözümüne çalışmak federasyonumuzun en temel hedeflerindendir.

Bir sonraki aşamada ise amacımız diğer illerimizde de Kur’an Kursları Dernekleri Federasyonlarının kurulmasını sağlayıp federasyonlarımızı bir çatı altında birleştirerek “Konfederasyon” kurmaktır.

Kur'an kursları, bu ülkenin en güçlü manevi kurumlarıdır. Bu itibarla adeta yıldırım savan bir paratoner gibi vukuu muhtemel musibetleri bulundukları mahalle ve beldeden def ederler. 

Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişiminde Kur'an kursu hocalarımız meydanlarda şehit ve gazi olurken Kur’an kurslarında hafızlık yapan daha 10-11 yaşındaki yavrularımız da Kur'ân başında bu musibetin ülkemizden def olunması için Cenâb-ı Hakk’a gözyaşları içinde dua ve niyazda bulundukları bir hakikattir.

Cenâb-ı Hak, Muhammed Suresi 7. ayette mealen şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler, siz Allah’(ın dinine, Onun peygamberin)e yardım ederseniz O da (düşmanınıza karşı) size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”

Bu zamanda Cenâb-ı Hakk’ın dinine yardım etmenin en güzel yollarından biri de O'nun kelamının öğrenildiği, öğretildiği ve ezberlediği yerlere yardım etmek ve destek olmaktır...

 

Asr-ı Saadet’te Kur'an hizmetinin icrası;

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Yesrib’te insanları şirkten tevhide davet etmek ve onlara vahyolunan Kur’an ayetlerini okuyup öğretmek maksadıyla bir Kur'an muallimi yollar.

O muallim Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'e suret ve ahlak itibariyle çok benzeyen, Kur'an ve Peygamber aşığı, davası uğruna dünyasından vazgeçen, Uhud’da Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in emanet ettiği sancağı kolları kopsa dahi yere düşürmeyen Mus’ab b. Umeyr (radıyallahu anh)’dır.

Yesrib’e vardıktan sonra gece gündüz durmadan Kur’an muallimliği vazifesini ifa eden Mus’ab b. Umeyr (radıyallahu anh)’a Peygamber Efendimiz bir sene sonra gelinen noktayı ve yaptığı faaliyetleri sorar.

O da bir senelik hizmet raporunu şu şekilde arz eder:

“Yâ Rasûlallah! Yesrib’de Kur’ân’ın, İslâm’ın girmediği, konuşulmadığı hiçbir ev kalmadı.”

Evet, Yesrib’de Kur'ân'ın konuşulmadığı o evler, imanla tanışacak, Kur'ân'la buluşacak, Peygamberini bağrına basacak ve Yesrib “Medine-i Münevvere” olacaktır. 

Rahmet Peygamberinden ise: “(Sair) beldeler kılıçla fetholundu. Medine ise Kur’an’la fetholundu.”[1] kavli rivayet edilecektir.

İşte fethin hakikati, Kur'ân'la fetholunan gönüllerde ve Kur'ân'da buluşan mekânlarda tecelli etmiştir.

Bu feth-i mübine, Mus’ab b. Umeyr gibi Kur'an âşıkları, Peygamber sevdalıları, Kur'an muallimleri destek olmuştur.

Bir de bu fethin gözle görünmeyen fedakar hizmetçileri, hasbi fedaileri vardır.

İşte Es‘ad b. Zürâre (radıyallahu anh), Medine fethinin görünmeyen kahramanlarındandır. Zira Mus’ab b. Umeyr Yesrib'e geldiği zaman Es‘ad b. Zürâre: “Bütün maddi ve manevi imkânlarımla emrindeyim, senin bütün masraflarını karşılamak benim için bir şereftir.” demiş ve Kur’an hizmeti için her türlü imkanı seferber etmiştir.

İşte bizler bugün, Ankara Kur'an Kursları Dernekleri Federasyonu olarak Kur’an hizmetinin başarılı olması için Es‘ad b. Zürâre’nin Mus’ab b. Umeyr’e verdiği destek gibi maddi ve manevi desteği vermeye talibiz.

Mus’ab b. Umeyr’in: “Yâ Rasûlallah! Yesrib'de Kur'ân'ın, İslâm’ın girmediği, konuşulmadığı hiçbir ev kalmadı.” dediği gibi önce Ankara'da, sonra tüm Türkiye’de Kur'ân'ın girmediği ve konuşulmadığı bir ev kalmaması için her türlü imkanı seferber edeceğiz.

Kur'an kurslarımızdaki hocalarımızı yetiştiren Gönenli Mehmet Efendiler, Aşıkkutlu hocalar, Hasan Akkuşlar, Kesikbacak İsmail Efendiler, Abdurrahman Gürses hocalar ve daha ismini sayamadığımız nice Kur'an muallimleri, adeta Mus’ab b. Umeyr’in düşürmediği Peygamber sancağını edep ve vakarla günümüze kadar taşımışlardır. 

Örneğin: Gönenli Mehmet Efendi, Es‘ad b. Zürâre misali cami ve Kur’an kurslarında okuyan öğrencilerin yiyecek ve giyeceklerini temin eder, ceplerine harçlıklarını koyar, masraflarını karşılar, hatta Kur'an talebelerinin kirli elbiselerini eve götürür de eşi Valide Sultan dönemin şartları yüzünden bu elbiseleri elinde yıkardı.

Kısaca ifade edecek olursak:

Hedefimiz ve gayemiz Ankara Kur'an Kursları Dernekleri Federasyonu olarak Diyanet İşleri Başkanlığımız uhdesinde başkanımızla koordineli bir şekilde Kur'an muallimlerinin daha kaliteli ve verimli bir hizmet verebilmeleri için gerekli ortamı sağlamak, bu hizmet sancağını gelecek nesillere en güzel bir şekilde aktarmak ve bu zincirin bir halkası olabilmektir.

Kaynaklar: Ebû Ya‘lâ el-Mavsılî, el-Mu‘cem –Mu‘cemu Şuyûhi Ebî Ya‘lâ el-Mavsılî,

Dâru’l-Me’mûn Li’t-Turâs, Beyrut 1989, h.no:173, s. 221.